UÇURTMAYI GÖĞE SALMAK

 

  Görünce çocukluğumuzu hatırlatan sayılı unsurlardan biridir uçurtmalar. Sanki uçurtmaların o rengarenk görüntüsü çocukluğumuzdaki neşemizi, esen rüzgarla birlikte gökyüzünde usul usul süzülüşü ise küçüklükle sahip olduğumuz özgürlüğü hatırlatıyor gibi. Çoğu insan çocukluğuna özlem duyar. Çünkü çocukluk insan hayatının en masum, en temiz yıllarıdır. Henüz büyük sorumluluklara sahip olmadığımız, kötülüklerle tanışmadığımız yıllardır. Tek derdimizin arkadaşlarımızla oynadığımız oyunu kazanmak olduğu yıllara karşı kim özlem hissetmez ki?

  Bence uçurtmalar, çocukken düşlediğimiz hayalleri ve sahip olduğumuz umutları temsil eder. Üstündeki canlı renkler, o günlerdeki mutluluğu simgelerken aynı zamanda umutlarımızı taşır. O uçurtmayı uçurmak için verdiğimiz çaba bir çocuğun bu dünyaya karşı olan iyimser bakışı ve her kötülüğe rağmen hayal kurabiliyor oluşudur. Çünkü çocuklar için umutsuzluk yoktur, her daim umut vardır. Şimdi olmasa bile eninde sonunda o uçurtmayı havalandıracak rüzgar esecektir.

  Yetişkinler ise bu kadar umutlu değillerdir her zaman. Onlara göre hayallerin bir sınırı vardır. Hayatta büyük düşüşler ve umutsuzluklar vardır. Bir gün umut edip o uçurtmayı uçurmaya çalışırsın ancak bir türlü uçmaz. Ve hayal kırıklığı sarar hemen onları, denemeye devam etmek yerine vazgeçerek bırakırlar. Artık uçurtma uçsa da olur, uçmasa da.

  Bakınca tamamen yanlış diyemeyiz bu tutuma. Çünkü her gün dünyanın farklı bir yüzüne tanıklık ederken hâlâ hayal kurmaya devam edebilmek ne kadar mümkün olabilir ki? Belki de bu yüzden hepimiz çocukluğumuzu özlüyoruz. Hayal kurabilmeyi, umut edebilmeyi, mutlu olabilmeyi, kendimizi kolayca avutabilmeyi özlüyoruz.

  İşte aradaki fark budur. Bir çocuk, uçurtmanın ipini elinden kaçırsa bile uçurtması hâlâ uçtuğu için sevinecek kadar umutludur. Ancak bir yetişkin, tüm umutlarından, hayallerinden vazgeçince bilerek bırakır ipi. Uçurtmanın gökyüzüne doğru yükselmesini hüzünle seyreder çünkü bu onlar için bir vazgeçiştir. Hayaller artık fazla ütopik, umutlar artık son çaredir. Belki de uçurtmayı bilerek göğe salmak demek, "büyümek" demektir. Kim bilir?


Çocukluğunu özleyenlere...





Yorumlar

Popüler Yayınlar